Aşkın Anlamı
16/5/2009 · Kategori: Ask Yazilarimiz
Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister.
Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır,
Aşk hayatıntekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.
Ve elbetteAşkı suçlamak, yargılamak, karalamak
inkar etmek de asla yakışık olmaz
Niçin aşk?Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler? Tek başına aşkı tanımlamak herşeyden soyutlamak mümkün mü? Hayır ! Aşk bugünlerde bazılarına göre plastikten bile yeniden yapıldı.Dünyada yaşanan suniliğe doğru gidiş aşkın etrafını sardı.
Nedir şu aşk...? Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz. Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, "Aşık oldum" dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir.
Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.
Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortakIığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanIığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yasanılan aşkı suçlamak ,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmesede, acı çekeceğini hissetsede, yarın terkedileceğini bilsede, ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından, "Seni Seviyorum" diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işte odur.
Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya calışmanız,bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umrunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yurekliliğidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu...
Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savunun aşkınızı.
Biliyor musunuz, hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve doğru olan tek guzellik AŞK.!!. Lütfen ona haksızlık etmeyelim.
Askin Türleri
--------------------------------------------------------------------------------
Ilk ask
Ne yaparsaniz yapin, ilk askinizi unutmaniz mümkün degildir. Yillar sonra dönüp, "ben ona nasil asik olmustum acaba" diye pismanlikla karisik garip bir duygu da yasayabilirsiniz, olsun. O, size ilk aski tattirmis, en önemli yasam tecrübelerinizden birini yasatmistir. Aranizda geçenler aci bile olsa, dönüp minnetle anacaginiz biri hep var olacak. Daha ne olsun?
Yildirim ask
Var mi yok mu tartismasinin içinde degiliz. Diyelim ki var. Demek ki bazilarinin duygulari yagmur olup yagabiliyormus. Yildirim askla baslayip yillar süren beraberlikler de var üstelik. Barda oturan kadini/erkegi görüp "bu aksam nasil yataga atarim?" diye düsünenlerden bahsetmiyoruz elbette. Sözünü ettigimiz gerçek yildirim ask. Tek dikkat edilmesi gereken, sürekli yildirim aska tutulanlarin genellikle kendi yarattiklari illüzyonun pesinden kosmalari, gerçekle karsilastiklarinda da yeni bir illüzyon yaratmalaridir.
Olanaksiz ask
Bazen yolda yürürken rastlariz, bazen en yakinimizda bulunabilirler. "Bu ikisi bir araya nasil gelmis?" diye düsünürüz. Kendi basimiza geldigi de olmustur, pedini saga sola birakan bir kadin ya da televizyondaki futbol maçini seyrederken daha önce hiç duymadiginiz küfürler eden bir adam. Aman Allahim?" dersiniz. Ama olmustur bir kere. Her askin olanaksiz bir tarafi vardir gerçi, çogunlukla bunlari görmemeyi yegleriz. Ama bu olanaksiz taraflar bazen o kadar agir basar ki, askin hem kaynagi, hem iddiasi, hem motorize gücü, hem de terminatörü olurlar.
Yasak Ask
Men edilmis, engellenmis ve çogu zaman da yasadisidir. Ama asigin gözü görmez ki... Belki de aski ask yapan bu "illegal" tarafidir. Kimbilir?
Platonik Ask
Onu görmek bile sizi heyecanlandirirken, o sizin yaninizdan, geçip gider. Siz heyecandan sapir sapir titrerken, o isiyle mesgul olur. O sizin için hayatinizdaki en önemli kisiyken, siz onun için siradan birisinizdir. Hem asik hem de salak hissedersiniz kendinizi... Davranislarindan, konusmalarindan isaretler alip, umutlanir, bozulur, küsersiniz. Insanin bir kereligine bu duruma düsmesi, tecrübesizlikle yorumlanip, bagislanabilir. Ancak, bir kereden fazla basiniza geldiyse, oturup kendi hakkinizda düsünmenizde yarar..
Yıllar yılı aşk üzerine çok şey yaşandı çok şey görüldü çok şey yazıldı bunların içinde en önemlisi sizlerin kalbinizde büyütüp beslediğiniz gerçek aşktır..
Ya bardak olacaksın ya da göl...
12/5/2009 · Kategori: Ask Yazilarimiz
Ustaların çıraklarına sadece edindikleri mesleği,zanaatı değil hayatı da öğrettikleri, en geniş ve gerçek anlamıyla öğretmen oldukları dönemde Hintli bir ahşap ustası yaşıyordu.Bu ustanın çırağı büyüdü, ahşap işlemeyi ve hayatı öğrendi, kendi işini kurup başlattı.
Bir süre sonra dostlarından biri oğlunu getirdi, ustadan onu yanına çırak almasını istedi. Fakat bu çırak sürekli yakınıp duran, her şeye bozulan bir çocuk çıktı.Tahta getirmeye gidiyor, döndüğünde ellerine kıymık battığından uzun uzun yakınıyordu. Bir iş teslim etmeye gidiyor,döndüğünde yoldan, sıcaktan, müşterinin tavrından yakınıyordu.
Usta çocuğa bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama sözlerinin hiçbir etkisi olmuyordu.
Bir gün usta çırağını köye tuz almaya gönderdi. Çırak ustasının söylediği gibi, tuzu alıp döndü. Usta bir bardak su getirmesini söyledi.Çırak bir bardak suyu da getirdi.Usta, 'Şimdi o tuzu suyun için at' dedi.Çırak ustasının söylediğini yaptı.
suyu iç' dedi.Çırak suyu içti ve tabii ki içer içmez de tükürdü.Öfkeyle ustasına bakarken, usta 'Nasıldı tadı' diye sordu.Çırak nefretle, 'Çok acı' dedi.
Usta çocuğa 'Tuzu yanına al gel, gidiyoruz' dedi.
Çırak ustasının peşine takıldı. Bir süre sonra civardaki gölün kıyısına geldiler.
Usta çırağa 'Bütün tuzu göle dök' dedi. Çıraksöyleneni yaptı. Usta 'Şimdi gölün suyundan iç' dedi. Çırak içti.'Suyun tadı nasıldı' diye sordu usta.Çırak, 'Çok güzeldi' dedi.
'Peki tuzun acısını hissettin mi' diye sordu bu kez de. Çırak 'hayır' dedi.
Usta çırağı karşısına oturtup anlattı:'Hayattaki bütün olumsuzluklar işte bu bir avuç tuz
gibidir. Eğer sen küçük bir bardak su isen, nasıl tuzun bütün acısını tattıysan, hayatın bütün olumsuzluklarından da öyle etkilenirsin. Eğer sen kişiliğinle ve gönlünle bu önümüzdeki göl gibi isen, hayatta karşılaşabileceğin bütün olumsuzluklar seni, o bir avuç tuz gölün suyunu nasıl etkilediyse öyle etkiler, bir bardak suda tattığın acıyı vermez sana.
Seçim senindir:Ya bardak olacaksın ya da göl...'
14 Şubat Sevgililer Günü
14/2/2009 · Kategori: Ask Yazilarimiz
14 Şubat Sevgililer Günü Tüm Sevgililere Kutlu Olsun .... 14 Şubati Sevgililer Günü Geçirenler Üzülmesin Önümüzde Çok Sevgililer Günü Olucak Sevgililer Gününü Tek Geçiren Arkadaşlarimizinda Sevgililer Günü Kutlu Olsun
Muhammed Ali URFALIOĞLU....
14 Şubat Sevgililer Günü , İstediğiniz Erkeği Elde Etme Yollari
10/2/2009 · Kategori: Ask Yazilarimiz
Sevgililer gününü sevgilisiz geçirmemeye aklınıza koyduysanız ve bunun için de iyi bir adayınız varsa işte size sevdiğiniz erkeği elde etmenizi kolaylaştıracak küçük bir kılavuz.
Doğallık
İçinden geldiği gibi hareket eden kadınlar daha doğal, daha rahat bir görüntü çizerler. Moda diye kendinize yakışmayanı giymek yerine sizi en güzel gösteren giysileri tercih edin. Karşınızdakine fikirlerinizi açıkça söylemekten çekinmeyin. Kimse sizi düşüncelerinizden ötürü suçlayamaz. Sünepe görünmektense fikir sahibi olun. Olduğunuz gibi görünmek size avantaj sağlar.
İlk adım
Erkekler cesur kadınlardan hoşlandıklarını söyleseler de başlangıçta fazla atak davranmayın. Aşk kaçanı kovalar! Flörtü uzatın, kendinizi biraz naza çekin, peşinizden koşturun. Size olan ilgisini sürekli canlı tutun, ama bunun dozunu iyi ayarlayın. Bırakın o size gelsin. Yavaş yavaş ilerleyin.
Bakışlar
Sadece çok güzel baktığı için bir erkeğe aşık olan kadınlar vardır. Erkekler de bakışlardan aynı ölçüde etkilenirler. Bakışlar çok şey söyleyebilir, tek bir bakışla bir sürü şey ifade edilebilir. Bakışlarınızı konuşturun! Bakışlar bazı kritik anlara yön verebilir. Erkeğinizi bakışlarınızın etkisinde bırakın.
Seksapel
Seksi ön planda tutan ve sürekli seks düşünen kadın hareketlerinden belli olur, bu da erkeklerin çok hoşlandıkları bir şeydir. Kendinizi rahat bırakın, fantezi dünyanızda serbestçe dolaşın. Hayallerinizi partnerinizle paylaşın, bu hayatınızı olumlu yönde etkiler.
İlgi
Erkekler kendileriyle ilgilenilmesini severler. Arada bir pohpohlanmaya ihtiyaçları vardır. Ama bunun da dozunu iyi ayarlamalısınız, yoksa çok geçmeden kendilerini bulunmaz hint kumaşı sanmaya başlarlar. Hastayken ya da moralleri bozukken başkalarından göremeyecekleri kadar özel ilgi gösterin, kendinizi vazgeçilmez kılın! Ama bu konuda ölçüyü kaçırmayın.
Pozitiflik
Herkes güleryüzlü ve olumlu düşünen insanlarla birlikte olmayı tercih eder. Hele erkekler..Onlar bir kadının daima fıkır fıkır, kıkır kıkır olmasını ister. Karamsarlık bulaşıcı birşeydir ve kimse böyle tiplerle hayatını karartmak istemez. Hele erkekler...Gülüp eğlenebilecekleri neşeli kadınlar dururken niye bir kadının dırdırlarıyla, kaprisleriyle hayatlarını zehir etsinler ki?
Bakım
Kendisine özen göstermeyen, bakımsız, pis bir erkekle birlikte olmak ister misiniz? Aynı şekilde erkekler de bakımlı kadınlardan hoşlanırlar. Bakım çok önemli ve her zaman dikkat edilmesi gereken birşeydir. Temiz bir cilt, bakımlı bir el, mis gibi parlayan saçlar erkeklerin ilgisini çeker. Hiç makyaj yapmayan biri olsanız bile arada bir yapacağınız hafif bir makyaj size ışık verecektir. İzin verin de partneriniz sizi bazen değişik görsün. Farklı şeyler denemek hayata renk katar.
Gülümsemek
Güzel bakmak gibi güzel gülümsemek te çok önemlidir. Erkekler kadınların gülümseyişini seksi bulurlar. Abartıya gerek yok, sürekli sırıtarak dolaşmaktan bahsetmiyoruz ama neşelenmeyi bilen, esprili bir kadın her zaman çekicidir. Gülmenin seksiliğini kullanın.
Spor yapmak
Spor sağlıklı bir aktivite olduğu kadar bedeninizi forma sokan, size enerji veren ve mutlu eden bir uğraştır. Spor yaptığınızda kendinizi daha dinç, daha hafiflemiş, daha güzel hissedersiniz ve bu ilişkinize yansır. Evde yapacağınız basit birkaç hareket ve haftada birkaç günlük bir yürüyüş bile mucizevi değişimler yaratır. Daha rahat ve pozitif bir insan olursunuz.
Giyim
Moda olanı değil, kendinize en çok yakışanı giyin. Seksi olmak için ille de açık saçık kıyafetler giymek gerekmez, tam aksine çok kapalı bir kılıkla daha da seksi görünebilirsiniz. Yeter ki kendinize güvenin ve üstünüzde en güzel duran kıyafetleri seçin. Kadınlar genellikle güzelliklerini hemcinslerine göstermek için giyinirler. Siz siz olun kadınlar için değil, erkekler için giyinin.
14 Şubat Sevgililer Günü , 14 Şubat , 14 Şubat Yazilari , 14 Şub
10/2/2009 · Kategori: Ask Yazilarimiz
Gelenekler, efsaneler ve büyük aşklar yaratmış bu günü. Bir çiçek, bir gülümseme, sıcak bir bakış… Sevgiyi anlatmanın binlerce yolu o gün dile gelir. Adeta dünyanın kalbi daha hızlı atar, mum ışıklarıyla aydınlanır her taraf. Aşkın renkleri sarar dört bir yanı. İşte 14 Şubat Sevgililer Günü veya batılıların deyişiyle Aziz Valentin Günü'nün ortaya çıkışına dair iki efsane...
Aşıkları birleştiren Aziz Valentine
Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı. Zalimliğiyle tanınan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı.
Bu sıralarda İmparator tüm Romalıların 12 tanrıya tapmalarını ve böyle davranmayanların, özellikle de Hıristiyanlarla ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.
Bu emre uymayanların arasında Aziz Valentinus vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor, İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu ve bir yandan gençleri gizlice evlendirmeye devam ediyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaştı:
Güzel Julia Valentinus’a gider. Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızı Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kızını gizlice Valentinus'un yanına götürür. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır ve teselli bulur.
Bir gün sorar;
"Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser;
"Evet, her birini."
Julia;
"Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyor musun? Görebilmek için dua ediyorum, bana anlattığın şeyleri görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus;
"Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve;
"İnanmak istiyorum, bana yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içerisi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;
"Valentinus, görüyorum, görüyorum."
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)
Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesidir badem ağacı.
Aslına bakılırsa 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.
15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı ise Lupercalia dır, Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonları getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile özdeşleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması güzel bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanıyor. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve üreme güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir.
Eski Roma'nın evlilik şenlikleri; Lupercalia Festivali
Eski Roma takviminde Şubat ortası baharın başlangıcıdır.Baharın başlamasından bir gün önce (14 Şubat’ta) “Lupercalia Bayramı” ya da “Kurt Bayramı” adı verilen bir bayram kutlanırdı. Juno onuruna düzenlenen bu bayramda bir kutsama töreni düzenlenirdi. Ertesi gün ise bir yıl boyunca işlenen tüm günahlardan arınmak, insanların doğurganlığını arttırmak ve sürülerin, tarlaların verimliliğini arttırmak amaçlarıyla, diğer iki Roma tanrısı olan, çobanların ve sürülerin Tanrısı Lupercus'un ve Yunan mitolojisindeki Pan'a benzeyen bir tanrı olan bereket Tanrısı Faunus'un onuruna “Lupercalia Festivali” adıyla bir aşk festivali düzenlenirdi. Lupercalia Festivali'nde geleneksel olarak hediyeler verilir ve Büyük Roma İmparatorluğu'nun kurucusu “Romus” ve “Romulus” kardeşlerin bir kurt tarafından evlat edinilip büyütüldüğüne inanılan Palatine Dağı'nda keçiler ve köpekler kurban edilirdi. Festival boyunca “luperci” adı verilen genç erkekler şehrin sokaklarında ellerinde “februa” denilen ve keçi derisinden kırbaçlarla dolaşırlar ve kendilerini bekleyen kadınların bir senelik günahlarının ve hatalarının Tanrılar tarafından affedileceği inancıyla, bu kırbaçlarla vururlardı. Kamçılama töreninin ayrıca kadınların doğurganlıklarının arttırdığına ve kolay doğum yapılmasını sağladığına da inanılırdı. Pagan inancına göre “arınma ayı” anlamına gelen “Şubat” yani Latince kökenli “February” kelimesi de işte bu ‘februa’ kelimesinden türemiştir. Romalılar içinde Tanrı Kurt'un yaşadığı varsayılan bir mağaranın önünde toplanıyorlar ve kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayında festival günü genç kızlar isimlerini yazdıkları bir kağıdı büyük bir kaba koyuyorlardı ve genç erkekler de bu kaptan birer kağıt seçerek o günkü eşlerini belirliyorlardı. Akıllarından geçen her cinsel fanteziyi yaşamak ve uygulamakla serbest bırakılan gençler bu çekilişin sonucunda ilk kez cinsel ilişkiye girip o gün kendilerini Tanrıçaya sunar ve bir süre sonra da evleniyorlardı. Sevgililer günü kartlarının ilk ortaya çıkışı da işte bu döneme rastlar.
İşte Aşk , İşte Sevda , Gerçek Aşk , Seni Sonuna Kadar Sevecegim
5/2/2009 · Kategori: Ask Yazilarimiz
Ben Ölüme Giderken Bile Seni Sevecegim
Kız, Erkegi Çok Sever ayrilmiş olmuslarina ragmen bu sevgisini onu ölüme bile sürüklemekdedir.Çünkü sevdiği cocuk baskasiyla birlikdeydi Bir Gün Kız Erkeği Arar Ona Pencereden Dişari Bakip Karşidaki Evin Çatisina bakmasini Söyler. Erkek bunu yapar ve çatida kızı görür. Kız beni görüyorsun değilmi der ERkek şaşirir Evet der Beni birdaha göremicek sin der ve kız Çatidan Atlar. Erkek Gerçek Sevdiğini Anlar Ama İş işten Geçmiş olur Sevdiklerimizin Kıymetini Bilmemiz Gerekiyor
Gerçek Aşk , Ölümüne Aşk , Gerçek Ölüme Aşk Hikayesi , Aşk Hikay
4/2/2009 · Kategori: Ask Yazilarimiz
Ölümüne Aşk
Bu Yaşanmiş Bir Aşk'dir. İki Genç Birbirlerini Çok Severler Ama Aileleri Aşklarina karşidir.
Kızın Ve erkeğin Aileleri aşklarini istememek onlarin ayrilmasini istemekdedir.Bunun için herşeyi yapiolar ama erkek ve kız kararlidirlar. Bir Gün erkek ve kız başka şehirde olmalarina ragman ayni saatte ölmeyi düşünürler ayni anda. Bunun için erkek ve kız Tren İstasyonuna giderler ve telefonlar ailelerini cagirirlar ( Farklı Şehirlerde Yaşaniyor ) Ailelerine son bi defa daha sorarlar Aileleri HAYİR der. Kız ve Erkek bu durumda Gelen treni görürler Telefonda son bi defa Seni Seviyorum Diyerek ikisi Birden telefonu fırlatir Ve Trenin Altinda kalarak ölürler.
Ve Sonuna Kadar Hayatta Olmasalarda birlikde yaşarlar.
« Önceki ::